Avni Aker’de Yıllar Sonra Oynanan Milli Maçımız

Türkiye – Güney Kore maçından bahsediyorum evet. Avni Aker’de gittiğim son 3 Trabzonspor maçı berabere bitmişti, bu da 4. berabere biten maç oldu 🙂 Bu maçta da gol göremedim 🙁 Maç bence güzel geçti, birkaç olumsuz şey haricinde. Ara sıra yağmur yağsa da güzel bir gece oldu bence 🙂 maça gelenler pişman olmamıştır sanırım.

Maç’ın ilk anlarına ait bir resim:

Emre Belözoğlu çirkefliğini milli takımda da gösterdi, ama hakem hakettiği cezayı kendisine verdi, Kırımızı kartla oyundan atıldı.

Maç sonunda bizim milli takımımız hemencecik soyunma odasına koştu, galiba yağmurdan kaçıyorlardı. Ancak Güney Kore milli takımı maç sonunda 4 tribüne de selam verdi ve büyük alkış topladı. 2002 dünya 3.lüğü maçındaki tabloyu aradı gözlerimiz ama nafile.

Umut Bulut (Umudumuz) ilk 45 dakika görev aldı, yine goller kaçırdı ve 2. yarı yerini Kazım’a bıraktı, Kazımın da pek birşey yaptığı söylenemez 2. yarıda.

Bordo Mavili oyuncularımızdan Serkan Balcı sağ bek’te görev yaptı ve hatasız oynadı.

Maçta beni en çok sevindiren olaysa Sabri Sarıoğlu’nu ilk 11’de görmek oldu. Genelde Sağ bek oynayan sabri sarıoğlu’nu sağ kanatta izleriz dedik izleyemedik, sahada kafasına göre dolanıyordu. Daha doğrusu orta sahanın göbeğinde boş boş dolanıyordu. Ama hakkını yemeyelim ilk yarıda sağ kanatta 2 koreli oyuncuyu geçip gayet güzel bir orta kesti. İkinci yarıda 70li dakikaların başında orta sahanın önlerinde aldığı topu biraz sürdükten sonra taraftardan gelen “vur vur” çağrısına kulak veren sabri topa abandı (vurdu demek haksızlık olur), korkmanıza gerek yok seyirciler sağlam. Ancak Sabri’ye vur vur diye bağırmanın cezasını gördüklerine eminim. O şuttan sonra Hiddink Sabriyi de sahanın kenarına aldı.

Ara sıra yağan yağmur Avni Aker’i dolduran taraftarımızı susturmadı. 90 dakika boyunca takımımıza destek kesilmedi.

Maçta görülmeye değer en güzel olay kapalı tribünde oturan Koreli taraftarların ” – Kırmızı / – Beyaz / – En Büyük / – Türkiye ” tezahuratıydı. Hepsine buradan sevgilerimi saygılarımı yolluyorum.

Maçtan sonra Avni Aker’den Moloz’a kadar yürüyüp ablamı dolmuşa bıraktım, ardından Moloz-Tıp Fakültesi durağına geldim 10 dakikadan fazla bekledim ancak dolmuş gelmedi, o yüzden meydana kadar yürüyüp Meydan-Tıp Fakültesi dolmuşuna bindim.

Şimdi ise biraz ateşim var ama değdi diye düşünüyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir