KTUCENG Bilmök’te [2. Gün – 26.02.2011]

Bilmök’teki ikinci günümüz benim açımdan gayet eğlenceli geçti. Bilgisayar mühendisliği bölümlerinin müfredatlarını tartıştığımız oturumun arasında Prof. Dr. Şebnem Baydere bire bir muhabbet etme şansını yakaladım. Yeditepe rektörlük binası önünde kendisiyle şöyle bir konuşma geçti aramızda:
Ben: Emo’ya üye olmuyorum.
Şebnem Hanım: Aaa neden? (Biraz kızgın bir şekilde)
Ben: Ben Bilgisayar Mühendisleri Odası kurulunca üye olacağım.
Şebnem Hanım: Sen de tembel kocalar gibisin, Yatağı ısıt geliyorum diyenlerden.
Kahkaha tufanı koptu bir anda 🙂 Ardından kendisinin Emo içinde BMO kurulması için verdikleri savaştan bahsetti. Bizlere BMO’yu kurabilmek için neler yapmamız gerektiğinden bahsetti. Öncelikli olarak EMO’ya üye olmaya karar verdik. Ancak EMO içerisinde bir Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri için bir temsilcimiz olsun istiyoruz.

Daha sonraki oturumda Pardus Geliştiricileri tarafından sunulan “Pardus 2011: Yenilikler, merak edilenler hakkında interaktif seminer” vardı. Pardus 2011 ile gelen yeniliklerden, Pisi ve Yalı (paket yöneticisilerinden) hakkındaki gelişmelerden, isminin niçin Hasankeyf olduğundan vs bahsettiler. Soru cevap kısmına gelince bizlere “Neden Pardus değil de başka bir linux dağıtımını kullanıyorsunuz” diye bir soru sordu. Sıra benim cevabıma geldiğinde
Biz yaptığımız güvenlik testlerinde Backtrack dağıtımını kullanıyoruz. Backtrackta kullandığımız yazılımlar Pardusta aynı verimde çalışmıyor, dedim.
Semineri sunan kişi (yanılmıyorsam Renandı adı) Wireless şifresi kırmak için mi diye bir soru sordu. (Sordu ama soracağına bin pişman oldu :D)
Ben de aşağı kalır mıyım, ne de olsa karadenizli damarım var.
-Bunlar basit şeyler dedim. (arkadan alkış tufanı koptu ve dindiğinde sözlerime devam ettim.) Biz kablosuz ağ şifrelerini artık cep telefonuyla nokia n900 ile kırıyoruz dedim.
Sonrasında Renan bey,
Madem bu işlerden bu kadar iyi anlıyorsunuz niçin pardusun gelişmesi için birşeyler yapmıyorsun dedi.
Cevap verme gereği görmedim. Çünkü Pardus’un geliştirilme amacı Backtrack ile aynı değildi.
O sırada Masada oturan geliştiricilerden birisi hangi linux dağıtımını kullandığımı sordu.
Backtrack kullandığımı ve backtrack ile gelen yazılımların pardusta default olarak gelmediğini ve zaten pardus’un geliştirilme amacının bu yönde olmadığını söyledim.

Başka arkadaşlar birkaç soru daha sordular, ardından Renan bey bir açıklama yaptı. Ben az önce arkadaşımıza çıkışıyorum gibi anlaşılmış, amacım çıkışmak değildi istediği alanda geliştirme yapıp yapmadığını sordum gibilerinden birşey dedi. ve ardından özür diledi. (Tam olarak ne dediğini hatırlamıyorum çünkü dinlemedim kendisini 😀 ) Yanımdaki arkadaşın dürtmesiyle benden özür dilediğini farketmiş oldum.

Pardus ile ilgili olarak seminerde birkaç şey daha soracaktım vazgeçtim.
Aklıma takılan birkaç soru var, buraya yazayım belki birisi gelip cevaplar.
– Pardus 2011’de kendi yazdıkları ağ yönetim yazılımı yerine “Network Manager” isimli bir yazılımı entegre ettiklerini söylediler ve bu yazılım kendi yazdıklarından daha iyi ve 3g modem destekli olduğunu söylediler. Kendilerine sormak isterim, niçin kendi yazılımlarını geliştirmek yerine başkalarının yazdığı yazılımı alıp kullandılar?
– Niçin hala Linux Çekirdeği + KDE Masaüstü + Diğer uygulamaları (ofis uygulamaları, ağ yönetim yazılımı, vs)başka kaynaklardan alıyorlar?
– Bu projeye başlayalı kaç yıl oldu? Linus Torvalds Linux kernel’ini ne kadar zamanda programlamıştı?
– Kendilerini bir işletim sistemi çekirdeği yazabilecek kapasiteye sahip olarak görmüyorlar da Niçin Pardus’ta sadece Pisi ve Yalı yazılımlarının geliştirilmesi, Yazılım uyumsuzluklarının giderilmesi, Grafiksel arabirimlerin tasarlanması için uğraşıyorlar?
Umarım sorularım (eleştirilerim) yıkıcı olarak algılanmaz.

14:30’daki oturumda Richard M. Stallman isimli şahıs (ismini ilk defa duydum o zaman, GNU Projesinin kurucusuymuş) “Danger Of Software Patents” (Yazılım patentlerinin tehlikeleri) konusundan bahsetti. Gayet anlaşılabilir bir ingilizce kullandı, seminerin başında her açık kaynak kodlu yazılımın özgür yazılım olmadığından bahsetti bir de Pardus’a taş attı. Free demek özgür demektir, Bedava anlamında değildir ve Pardus da özgür değildir dedi. Haklıydı da çünkü pardus logosu vs copyright içeren şeylerdir. Seminerin sonlarına doğru en arkadaki koltukta uyuya kalmışım. E napayım yani? adam ninni söyler gibi anlatıyordu 🙂

Bilmökte son olarak “BİLMÖK 2012 için Adaylık Sunumları” vardı. Bu sene Ege Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi adaylık için yarıştı. Ege Üniversitesi bayağı uçuk fikirlerle geldi karşımıza. Hacettepe ise daha mantıklı şeyler söylüyordu ancak Hacettepe’nin sunumunda baya eksiklik vardı. Sunumlarının başında “Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Terimlerini Türkçeleştirilmesine katkıda bulunan ve Türkçemizin düzgün kullanılmasına özen gösteren bir üniversitedir.” gibi bir ifade vardı. Ancak sunumu yapan arkadaş onlarca anlatım bozukluğu yapınca kendisine gülmemek için kendimi tutamadım. Arka sıramızda oturan Hacettepelileri kızdırmak için biraz da işi dalgaya vurdum. Bir slaytta “Slaytta gördüğünüz logolarla görüşmelere başladık” demesi beni gülmekten yerlere yıktı. Logoloarla nasıl görüşüyorsunuz diye bir soru sorduğumda çaktırmadan arkadakileri yüzlerine baktım. Hepsinin suratı beş karış asılmıştı 🙂
Hacettepe Üniversitesinin geneline karşı bir tavrım bulunmamaktadır. Sadece bu sunumu yapabilecek, hitabet sanatı daha güçlü bir arkadaşlarını oraya çıkartabilirlerdi diye düşünüyorum.

Bilmök programı bu tanıtımlardan sonra Önce kadıköy oradan karşıya beşiktaş’a oradan da taksime çıktık. İstiklal caddesinin girişindeki bir hamburgercideki bu olayı da anlatıp bu yazıma son vereyim bari 🙂
Siparişimi verdikten sonra kenara geçip siparişimin hazırlanmasını beklerken içeriden gelen bir kişi bana (üzerimde Trabzonspor formam var)
– Fener maçı ne oldu? (diye sordu)
– Fener maçını takip eder gibi bir halim var mı? (dedim)
– Niye takip etmen gerekmiyor mu? (dedi)
– Ben liderim sen beni takip et! (dedim ve konuşma orada sona erdi.)
Yemeğimizi yerken Fenerbahçe’nin 2-0 Kasımpaşayı yendiğini ve puan farkıyla lider olduğunu öğrendim. Bir sonraki gün otobüsle Trabzon’a dönerken Trabzonspor’umuzun Kayseriyle 3-3 berabere kaldığını öğrendiğimde aklıma o fenerli geldi. Trabzon berabere kaldı diye umarım timsah yürüyüşü yapıp şampiyonluk kutlamamıştır 🙂
Nitekim şu anda puanlarımız eşit ve fenerbahçe daha önceden de belirttiğim gibi “kucağımıza oturdu”.

10 comments on “KTUCENG Bilmök’te [2. Gün – 26.02.2011]

  1. Tabii ki beğenip beğenmemenize hiç bir şey denilemez. Seçip seçmemek de sizin takdirinize kalmış ama logo olayına o kadar takılmamak gerek bence mesela. Metafor olarak düşünün: “Türk sanat müziğinin en öenmli isimlerinden biriyle röportaj yaptık” deyince gerçekten isimle değil ismin temsil ettiği kişiyle röportaj yapıyoruz. Orada da logoyla değil logonun temsil ettiği firma yada kurumlarla görüşüldü diye düşünülmesi gayet makul olurdu bence.

    Her ne olursa olsun yetenek yarışması da olmadığı için insanların sunuş biçiminden çok sunulan içeriğe odaklanarak karar vermesi gerekir sanırım Bilmök gibi ciddi bir organizasyon için.

    Umarım Egeli arkadaşlar planladıklarından daha iyi bir Bilmök yaparlar. Özellikle salon meselesi epey sıkıntı olacak gibi görünüyor. Bill Gates’i ağırlamak gibi bir şey düşününce üstelik.

    • Logo olayını sadece bir örnek olarak vermiştim. Buna benzer bir çok anlatım bozukluğu yapılması benim canımı sıktı. Sunumu yapacak olan arkadaş daha önceden hazırlanmış olsa idi (belki de hazırlanmış gelmiştir ama heyecanlanmıştır, olabillir) daha iyi olabilirdi.
      İçerik kısmına gelince gayet haklısınız. Ege Üniversitesi’nin sunumu insanların gözünü boyadı. Bilmök 7Tepe’de kayda değer bir etkinlik olmadı. Aynı şekilde ben de Egeli arkadaşların programlarından daha iyi bir Bilmök hazırlamalarını ümit ediyorum. Sunumda bahsedilen diğer üniversitelerle koordineli bir çalışma yapılırsa konaklama problemi de rahat aşılacaktır. Salon konusunda pek bir bilgim yok ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda yardımcı olacaktır.

  2. allah aşkına şu yazıyı bir çocuk mu yazdı yoksa bir mühendis adayı mı yuh yaa ben utandım. çocuk gibi emo’ya üye olmuyom, arkadakilere bakıp sırıttım vs. nedir birader pühüüüü. maalesef sizin gibiler yüzünden mühendisliğin saygınlığı düşüyor. bir de pardus ile ilgili öğrenmen gereken çoook şey var valla.

    • isim ve mail adresini veremeyecek kadar korkak birisi mi beni suçluyor? işte buna gülerim…
      pardus konusunda bilmediğim çok şey varsa anlatın da öğrenelim 😉

  3. bilmökte o wirelass şifresi kırma esprisini yapan kişiyi bulacağıma inanıyodum 😀
    süpersin aga… seninle o gün tanışmak istedim ama aradım bulamadım seni kısmet 2012 bilmök e 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir