Lars Olsen ve Trabzonspor

91-92 sezonunda yılın transferi olarak Türkiye’de büyük yankı uyandıran Lars Olsen Trabzonsporumuza pek katkı yaptığı söylenmiyordu. O sezon takımımız Türkiye kupasını kazanmış olsa da Danimarkalı oyuncumuz takımdan gönderilmişti. Biz Türkiye kupasını kazandıktan tam 2 ay sonra bize uyum sağlayamadığı için gönderdiğimiz Lars Olsen Danimarka Milli Takım kaptanı olarak 92 Avrupa şampiyonasında şampiyonluk kupasını kaldırmıştı. Peki bu nasıl olmuştu?

Lars Olsen Trabzonspor formasıyla


Aslında 92 Avrupa şampiyonası elemelerinde elenen Danimarka, Yugoslavya’da iç savaş çıkması sebebiyle diskalifiye edilince Avrupa Şampiyonasına tekrar çağrıldı ve gruplardan katılma hakkı elde etti. Takım kaptanı Lars Olsen takımını ateşlemek için Trabzonspor’da oynarken Lemi Çelik’in azmini arkadaşlarına sürekli anlatıyordu. Ekşi sözlükte “ich” nickli abimizin yazdığı o satırlar:

lars olsen’in trabzonspor’a ilk transfer olduğu sene yaptığı bir hareketle danimarkalının ufkunu açmış, dimağını kurutmuştu.

büyük ihtimalle 1992 yılında ligin sonlarına doğru ankara’da oynanan bir gençlerbirliği maçıydı. maç tatsız tuzsuz 0 – 0 beraberlikle giderken şeref tribününün hemen önünde taç çizgisi civarında bir karmaşa yaşanmış, o karmaşayı lemi’nin röveşatası sonlandırmıştı. bizim, bir ara uzaya atmaya çalıştığımız uydular kadar yükselip, gene o uydular gibi yere inen topa 21 futbolcunun bakışları arasında tekrar yetişen lemi orta saha yuvarlağı içerisinde bir röveşata daha yapmış ve topu alakasız bir yere yollamıştı. sahada herkes şaşkın kalmış lemi’ye bakarken, lemi ” ileri daa uşaklar ” diyerek bir komutan edası ile gençlerbirliği kalesini göstermişti.

bir çok tarihi zaferin, savaşların, barışların başladığı ankara bu sefer bir futbol devriminin başlangıcına ev sahipliği yapmıştı. 92 senesinde isveç’te avrupa şampiyonu olan danimarka futbol takımının kaptanı olan lars olsen lemi’nin bu pozisyona olan inancını defalarca anlatarak diğer futbolcuları da kupaya inandırmıştı. almanya maçından sonra danimarka’lı futbolcuların havaya doğru röveşata yapıp tekrar yetişip bir röveşata yapmalarının sırrı buydu.
kaynak

Danimarka milli takımı belki de Lemi Çelik’in bu azmi sayesinde kupaya inanıp o kupayı kaldırmıştı..

Yukarıda anlattıklarım sizlere de bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu?

“Trabzonsporumuz Şampiyonlar ligi önelemesinden elendikten sonra Fenerbahçe Şike iddiaları sebebiyle Şampiyonlar Liginden men edildi ve yerine Trabzonspor davet edildi. Trabzonspor’umuzun futbolcularını ateşleyebilecek onlarca Lemi Çelik örneğimiz var bizim. Ve o örnekler hala takımımızda çeşitli görevlerde bulunuyorlar. Liverpool’u devirdiğimizde Şenol Güneş’in o günleri futbolcularımıza anlatıp onları bu kupaya inandırması gerekir. Barcelona’yı devirdiğimizde sahada olan Ünal Karaman’ın da aynı şekilde. Hele ki yaşayan diğer efsanelerimiz var ki onların da anlatacak bir çok anısı olduğuna adım gibi eminim.

Kim bilir belki de Şenol Güneş Şampiyonlar Ligi ilk maçı öncesi takımına 83 yılında Inter’i burada 1-0 yendiğimizi, orada ise 2-0 yenildiğimiz maçta yaşananları anlatıp onları motive etmiştir. (1983 yılında rövanş maçında stada basın alınmamış ve italyan taraftarlar Şenol Güneş’in kafasını yararak ona zar zor 2 gol atabilmişlerdi.)

Inter Rövanş Maçı Sonrası Gazete Manşetleri


Trabzonspor tarihinde böyle onlarca şanlı destan vardır. Bu destanlar yeri ve zamanı geldikçe sadece bugünkü değil daha sonra gelecek olan kuşaklara ve takım futbolcularına aktarılarak Futbolu çirkinleştirmeden takım ve taraftar ateşlenmelidir.

Ve ben şuna inanıyorum ki 92 yılında danimarka milli takımı o kupayı kaldırmışsa biz Trabzonspor olarak Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırabiliriz. Bu bir hayal değil başarılabilecek bir hedeftir.

Bu yüzdendir ki ben her zaman “Yarı finalde Barcelona Final’de Real Madrid’i yenip kupayı kaldıracağız” diyorum.

2 comments on “Lars Olsen ve Trabzonspor

  1. Geçmişin süzgecinden iyi bir örnek alınarak günümüzdeki benzerliğe vurgu yapılan bu yazı takdir edilesidir.Tespitlerin ve çıkarımların bir çoğuna katılıyorum ancak en son çıkarıma katılmamaktayım.Şampiyonlar Ligi’nde önemli yerlere gelebilmemiz mümkündür ama organizasyona ilk defa katılan bir takım olarak nihai sonuca ulaşmamız çok zor. Danimarka örneği çok marjinal bir örnek olduğu için gerçekleştirilmesi günümüz futbolunun ekonomik değerleri düşünülünce akla yatkın gelmiyor.

    • Dünyanın en iyi futbol takımı olarak gösterilen Barcelona bile yenilebiliyorken Bizim bu kupayı kaldırmamız imkansız değildir. Elbette çok zor bir ihtimal gibi görünse de takımımız buna inanırsa bunu başarabileceğini biliyoruz. Trabzonspor-Inter maçını izleyenlerin bir çoğu Inter’in rakibi Barcelona mı? yorumunu yapmıştı. Takımımız Şampiyonlar Ligindeki bu istikrarlı futbolunu devam ettirirse en az çeyrek finale çıkma başarısını gösterecektir. Avrupa’nın en iyi 8 takımı arasına girdikten sonra takımımızın üzerinde baskı çok fazla artacak olsa da bu baskılardan bir şekilde kurtulup yolumuza devam etmemiz gerekiyor.

      Bir de Avni Aker’de Yol tarafındaki sol kale direğinde bıraktığımız 4 puan gibi talihsizlikleri tekrar yaşamamamız gerekiyor 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir