Türkiye’nin İlk Uzay Programı

Lise yıllarımda Tübitak‘ın çıkardığı aylık Bilim ve Teknik adlı dergilerini okuyordum. 2003 yılında yine bu dergilerimi karıştırırken 2002 yılı Haziran ayında çıkan 415 sayılı dergi ilgimi çekmişti. “GÖREV BAŞINA!” büyük puntolarla vurgulanmıştı. İlgili sayfayı açtığımda 16 Cesur Türk Genci‘nin “Ata-1 Roket Sistemi” adlı projesini büyük bir hevesle okudum. İçimde büyük bir heyecan oluştu. 2002 yılının dergilerine tekrar göz attığımda 2002 Kasımında çıkan dergideki “Ata-1 Projesi Start Aldı” başlıklı yazıyı gördüm ve büyük bir hevesle okudum. Tamamen gönüllü kişilerden oluşan “Space Türk” ekibi Ata-1 Projesini başlatmıştı ve Türk Milleti’nden gelecek olan her türlü desteği kabul ediyordu. İçim içime sığmıyordu lakin daha lise hazırlık sınıfındaydım ve teknik anlamda elimden hiç birşey gelmiyordu elimden ama yine de Ata-1 projesinde yerimi almak istiyordum. Bunun için duyurdukları web sitesi olan www.spaceturk.org adresine girip başvuru formunu doldurdum ve beklemeye başladım. Üzerinden aylar geçmişti ve SpaceTürk ekibinden bir yanıt alamamıştım, zamanla bu proje aklımdan uçup gitmişti…

Ktü Bilgisayar Mühendisliği bölümünde 2. sınıfa başladığım zaman bir tartışmadan dolayı aklıma gelmişti Ata-1 Projesi, hemen sitesine girip son durumu kontrol etmek istedim, ancak ortada henüz “elde edilmiş bir başarı” görünmüyordu; en azından ben öyle zannediyordum.

17 Eylül 2009 Tarihinde SpaceTürk’e şöyle bir e-posta gönderdim:

İyi günler,
Ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 2. Sınıf Öğrencilerinden Hasan Hüseyin ÇAKIR.
Lisede okurken Bilim Teknik Dergisinden Siz Ağabey ve Ablalarımın bir roket yapıp uzaya fırlatacaklarını okumuştum ve o zaman ben de Projeye katılım formunu doldurmuştum. Bakıyorum da üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen herhangi bir geri dönüş yapılmamış ya da ben ulaşamadım.
Şu anda Ata – 1 Roketiyle ilgili sitenizi incelediğimde projenin gerçekleşememiş olduğunu anladım malesef 🙁 Eğer gerçekleştirilebilseydi sizlerin de belirttiği gibi
Atatürk’ün verdiği ulusumuzu çağdaş uygarlık düzeyine çıkartmak görevimiz için “biz hazırız” bildirisini Tüm dünyaya yayınlamış olacaktınız.
Ve ben şimdi merak ediyorum, bunca hazırlıklarınız çalışmalarınızın karşılığı ne oldu? Herhangi bir destek alamadınız mı? Yoksa bu iş olmaz deyip yolun yarısından mı döndünüz?
Bu soruların cevabı benim için çok önemli çünkü sizler gibi idealist ağabey ve ablalarımın bu uğurda kazandıkları deneyimler bizlere yol gösterecektir.
Bu cesurca hareketi başlattığınız ve dim dik ayakta durabildiğiniz için hepinize teşekkür ederim. İnşallah kısa zamanda bu proje tekrar gündeme gelir ve Atamız’a layık bir biçimde tamamlanır…

Aynı gün içerisinde İlker Mert ağabeyimden gelen cevap:

Merhaba

Öncelikle hala arkamızda olduğunuz için teşekkürler.

ATA1 aslında basit bir roket projesi değildi. ATA 1’in önemli hedeflerden bir tanesi Türkiye’nin kendi kaynakları ile istediği her şeyi yapabileceğini göstermekti. Artık, üzerimizdeki ölü toprağını atmak ve her şeyi yapabileceğimize inanmamız gerekiyor. Bir Amerikalı’dan Japon’dan Çin’liden daha iyisini yapabiliriz ve yapmalıyız da.

Bugün kendi uydumuzu yapma aşamasına gelip, fırlatma sistemlerini kendimiz tasarlayabiliyorsak bunda ATA1 projesinin verdiği mesajın etkisi oldukça önemlidir. Ama hala istediğimiz yerde değiliz. Çok çalışmalı çabalamalıyız.

Hiç şüphesiz bunlar bir anda olup bitecek şeyler değil. Bilgi birikimini ülkemizde arttırmak ve konuyla ilgili mücadeleye devam etmek gerekiyor. Dolayısıyla hala gece gündüz çalışıyoruz.

Kısacası ATA1 hedefinden hala vazgeçmiş değiliz. Ülkemiz daha iyisini hak ediyor ve hak ettiğini konumda da olmalı.

Sizlerin de vazgeçmemesini rica ediyoruz.

Atamızın da dediği gibi,

“Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız”

18 Eylül 2009 Tarihinde yeniden e-posta gönderdim:

Bu projeden vazgeçmemiş olduğunuz için çok teşekkür ederim. Sizler bu projeyi kendi çabalarınızla buralara getirdiniz, bunda sonra hep birlikte daha ileriye götürmek için çalışmalara başlayacağımdan emin olabilirsiniz.

Biraz araştırma yaptım, Türk Hava Kuvvetleri Turk Uzay Kurumunu kurup bu projeye destek sağlayacaktı. Bu kurumu araştırdığımda sadece meclisten yasası geçtiği yönünde haberler bulabildim. Bu kurum kurulamadı mı? Yoksa kuruldu da gizli bir kurum mu?
Ayrıca projenin bu aşamasında ne gibi desteğe ihtiyacınız var? ve eğer sorun maddi ise bütçede ne kadar açık var?

19 Eylül 2009 Tarihinde gelen cevap:

Kurum kurulma aşamasında. İleleyen zaman içerisinde durumun daha da netleşeceğini hep beraber göreceğiz.

Projenin henüz gerçekleşmemesi maddi nedenlerden çok manevi nedenlere dayanıyor. “Biz yapamayız” yerine “Biz en iyisini yaparız” şeklindeki bir düşünce yapısını yerleştirmek için daha çok çabalamamaız gerekiyor.

Simdiden bayramınızı kutluyor, başarılar diliyoruz.

Proje tam 7 yıl önce başlamıştı ve gerekli tüm Roket sistemi ve Fırlatma rampası gerçeklenmişti. Ancak ortada duran farklı engeller vardı. Bu engelin ilk olarak Türk Hava Kuvvetleri olduğunu düşünmüştüm, çünkü internetten aldığım bilgiler doğrultusunda Hükümet üzerine düşeni yapmıştı. Ancak bu bilgilere pek güvenmediğimden
19 Eylül 2009 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına Bilgi Edinme Başvurusu yaptım. Tam 29 gün sonra yani 27 Ekim 2009 tarihinde başvuruma cevap geldi. Hava Kuvvetleri Komutanlığımız üzerine düşen görevi yapmış ve “Türk Uzay Kurumu” ile ilgili çalışmalara katılmıştı. Artık top “Başbakanlık”taydı. Sanırım sonucun hüsran olduğunun farkındasınızdır.

Ama bununla da bitmedi. Bugün bu yazıyı yazmak için yaptığım araştırmalarda şu verilere ulaştım:
17 Mayıs 2006 TBMM Meclis tutanağında (tıklayınız) Türkiye Uzay Kurumu’nun kurulamadığı söyleniyor.
4 Aralık 2011 Tarihli Ak Parti resmi sitesinde yazan haberde (tıklayınız) geçen ibare:

Türk Uzay Kurumu kurulacak

Yıldırım, bu yıl içinde Türk Uzay Kurumu kurulmasına dair kanunu da çıkaracaklarını belirterek, bunun uzaydaki stratejik hedeflerin, politikaların belirlenmesi ve uzaya yönelik araştırmaların gerçekleştirilmesi için gerekli olduğunu dile getirdi.

Ayrıca Ak Parti’nin 2023 hedefleri arasında hala “Türk Uzay Kurumu”nu kurmak var (ilgili link).

Sanırım sorunun “Türk Gençliğinde” olmadığını, Siyasi Otoritelerin Basiretsizliğinde olduğunu aktarabilmişimdir.

Şimdi de Türkiye’nin İlk Uzay Programı‘nı başlatan SpaceTürk‘ten bahsedelim biraz.
Aslı Pınar Tan, elektronik mühendisi; Bilkent Üniversitesi’nden yüksek lisansı var Uluslararası Uzay Üniversitesi’nde. Barış Gencay, uçak mühendisi, İTÜ mezunu ve yüksek lisansı var. Özgür Gürtuna, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu, yüksek lisansı var ve Uluslararası Uzay Üniversitesi’nde, NASA’da çalışmaları var, doktorası Kanada’da devam ediyor. Ayşegül Özbakır, ODTÜ, Şehir Planlama Bölümü’nden mezun. Doktorası Kanada’da devam ediyor. İncigül Polat, çevre mühendisi, ODTÜ, Uluslararası Uzay Üniversitesi’nde. Ertan Yeşilnacar, jeoloji mühendisi, yüksek lisansı var, ODTÜ’de doktorasını yapıyor. Özgehan Özen, ODTÜ; Şehir Planlama mezunu, doktorasını ODTÜ’de sürdürüyor. Emin Orçun Mengenli,maden mühendisi, ODTÜ’de yüksek lisansını yapıyor. Koray Kamil Yılmaz, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’ni bitirmiş. Doktorasını ABD Arizona’da sürdürüyor. Aziz Koru,ODTÜ Fizik Bölümü’nü bitirmiş. Yüksek lisansına ODTÜ devam ediyor. Uygar Candemir, mimar, Dokuzeylül Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış. İzmir İleri Teknoloji Enstitüsü’nde çalışmalarını sürdürüyor. İlker Met, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’ni bitirmiş. Elif Müftüoğlu, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’ni bitirmiş. Yüksek lisansını, ABD Cincinati Üniversitesi’nde sürdürüyor. Murat Özhamam, ODTÜ Havacılık Mühendisliği mezunu. Yüksek lisansına ODTÜ’de devam ediyor. Tamer Özalp, ODTÜ Jeoloji Mühendisliği’ni bitirmiş. Doktorası da ODTÜ’den. Avrupa Uzay Ajansı ve TÜBİTAK’ta çalışmalarını sürdürüyor.
Not: Bu Bilgiler Ekim 2001 Bilim ve Teknik Dergisinden alınmıştır. Burada ismi geçen Abi ve Ablalarımızın şu an nerelerde çalıştıklarına dair bir bilgim mevcut değildir.

SpaceTürk Grubu Neler Yaptı?

Grup, ilk kez 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Uzayın Barışçıl Kullanımı için düzenlenen 3. Birleşmiş Milletler Küresel Konferansına bağlı olarak organize edilen Uzay Kuşağı Forumuna (Space Generation Forum) katılmıştır. Bu forumun amacı uzaya yönelik çalışmalarda fikir birlikteliğinin yapılması, bilgi paylaşımının gerçekleştirilmesi ve farklı kültürlerin bu konu altında tek bir çatı altında buluşturulmasıdır. Bu konferansın en ilginç yanı sosyolojiden, biyolojiye, tıptan mimarlığa, mühendislikten dinsel alana kadar her tür farklı meslek grubundan genç neslin katılımı olması ve onların iki haftalık çalışması sonunda Birleşmiş Milletler Küresel Konferansında tartışılmak üzere 5 önemli önerilerinin seçilmesidir. Uzay Araştırmaları Çalışma Grubunun da Türkiye’nin uzaya ve uzay çalışmalarına olan bakış açısını temsil ettiği bu forumdan Birleşmiş Milletlerin 5 öneriden 3 tanesini kabul etmesiyle ilk kez dikkat çekici bir başarı elde edilmiştir.

Grubun tanıtımı ise ilk kez Eylül 2000 tarihinde, Graz’da, Birleşmiş Milletler-Avrupa Uzay Ajansı (ESA)-Avusturya Hükümeti sponsorluğunda düzenlenen “Uluslararası Genç Uzay Katılımcıları Konferansı (Enhancing şe Participation of Youş in Space Activities)”nda gerçekleşmiş ve çok olumlu tepkiler alınmıştır. Bu konferansta, grup üyelerinden bir tanesi Birleşmiş Milletler Uzay Çalışmaları Gençlik Konseyi’nin alt çalışma gruplarından biri olan “Sürdürülebilir Kalkınma ve Uzay Teknolojileri” grubunun yıl içerisinde yürütülecek çalışmalarında koordinatör olarak seçilmiştir. Konferansta ayrıca “Ekolojik Önemi Haiz Alanların Uzay Teknolojileri ile Çevresel Gözlemi” projesi de sunulmuş, böylece Türkiye’de önerilecek böyle bir modelin diğer gelişmekte olan ülkelere de örnek olabileceği belirtilmiştir.ında tartışılmak üzere 5 önemli önerilerinin seçilmesidir. Uzay Araştırmaları Çalışma Grubunun da Türkiye’nin uzaya ve uzay çalışmalarına olan bakış açısını temsil ettiği bu forumdan Birleşmiş Milletlerin 5 öneriden 3 tanesini kabul etmesiyle ilk kez dikkat çekici bir başarı elde edilmiştir.

Grubun hedeflediği diğer çalışma konularından biri olan yurtdışındaki benzer sivil toplum örgütleri, dernek ve kuruluşlarla temasa geçmek konusunda da somut adımlar atılmıştır. şu ana kadar yurtdışında faaliyet gösteren 10’a yakın saygın dernek ve toplulukla temas kurulmuş ve ortak projeler yürütme konusunda çalışmalar yürütülmektedir. Bunun ilk somut örneği Carl Sagan’ın kuruculuğunu yaptığı şe Planetary Society (TPS) ile birlikte yakın bir zamanda gerçekleştirilmiştir. TPS her yıl bir çok proje düzenleyerek yetenekli gençlerin keşfedilmesine kendine amaç edinmiş, yurtdışındaki saygın derneklerden sadece birisidir ve TPS’nin bu sene düzenlediği, Mars’ta olası bir yerleşim merkezinin bugünkü ve 100 yıl sonraki halini konu alan resim yarışmasında (Red Rover goes to Mars), Türkiye’den katılabilecek yetenekli arkadaşlara grubumuz aracılığı ile yardım edilmiştir.

TPS ile ortaklasa düzenlenen diger bir aktivite ile 14.04.2001 tarihinde Yuri’nin Gecesi etkinliklerine ıstanbul ve Ankara’da kutlanmıstır. 2001 yılından günümüze kadar Yuri Gecesi etkinliklerinde üyelerimiz faaliyet göstermektedir. Yuri Gecesi ile ilgili bilgileri UZAY linkinin altındaki Yuri Gecesi bölümünde bulabilirsiniz.

Öte yandan, grupta, her bireyin kendi gelisimini bu konularda ilerletmesi ilkesine bagli olarak, yurt içi ve yurt dışı eğitimler sürekli devam etmektedir. Örneğin, dünyanın belli başlı uzay ajansları ve uydu kuruluşlarının desteklediği bir organizasyon olan Uluslararası Uzay Üniversitesi (ISU)’nin uzay alanında kariyer geliştirme programlarına grup üyeleri katılmaktadır. Bu konuda Radikal Gazetesi’nde Mayıs 2004’te çıkan yeni haberi buradan takip edebilirsiniz.

17 – 20 Eylül 2001 tarihleri arasında Graz’da 2.si düzenlenen Uluslararası Genç Uzay Katılımcıları (Enhancing şe Participitation of Youş in Space Activities)” konferansına katılan SpaceTurk takımı Türkiye’ye döndü. Uzay Araştırmaları Çalışma Grubu’nun öncülüğünde Graz’da Türk Cumhuriyetleri Uzay Birliği (SATS – Space Association of Turkic States) kuruldu. (20.09.2001)

Brundi’de orman tahribatını değerlendirme konulu proje önerisi SpaceTurk takımı tarafından Uluslararası Genç Uzay Katılımcıları (Enhancing şe Participitation of Youth in Space Activities) konferansında tanıtıldı. (18.09.2001)

Uzay Çalışmaları Grubu’nun tanıtımı Bilim ve Teknik Dergisi’nin EKıM-2001 sayısında yayımlandı. Konuyla ilgili ayrıca Bilim ve Teknik Dergisi’nin web sayfasında da kısa bir bilgi bulunuyor.

2001 yılından itibaren Dünya Uzay Haftası’nın ülkemizde de kutlanmasına aracılık edilmektedir. Bu kapsamda 2002 yılında düzenlenen Uluslararası Web Sayfası Tasarımı Yarışmasını, 3.-5. sınıflar seviyesinde Türkiye’den YÜCE KOLEJ kazanmıştır. (01.03.2002)

Türkiye’nin kaynaklarıyla barışçıl, sivil amaçlı bir fırlatma sisteminin tasarımına yönelik bir fizibilite araştırması tamamlanarak Bilim ve Teknik dergisinde yayınlandı. Proje ile ilgili detayları ATA1 Web Sayfasından takip edebilirsiniz. (01.06.2002)

SpaceTurk’un girişimi ile kurulan Türk Cumhuriyetleri Uzay Birliği iş başında. SATS’a ulaşmak için linki takip edin. (10.08.2002)

Uzay Araştırma Çalışmaları Grubu TRT-Trabzon radyosunda bir tanıtım programına katılmıştır. (20.01.2003)

Avrupa Uzay Ajansı (ESA)’nın düzenlediği AURORA yarışmasında SpaceTurk takımı finale kaldı. SpaceTurk takımının projesi Mars’a insansız bir uzay aracının tasarlanmasını içeriyor. (19.03.2003)

Web sayfalarımız BYTE dergisinin Ekim-2004 sayısında tanıtıldı.

SpaceTurk Neler yaptı kısmı resmi siteleri olan www.spaceturk.org adresinden alınmıştır. (Site şu anda kapalı konumdadır.)

ATA1 Projesi nedir?
ATA1 projesi 1 yıla yakın kapsamlı bir çalışma sonucunda bir “ilk adım” projesi olarak hazırlanmıştır. Özetle, küçük bir uyduyu mümkünse 5 yıl içerisinde alçak bir yörüngeye yerleştirmek bu projenin esas amacıdır.

Ancak olası yanlış anlamaları önlemek için bazı noktaların altını ozellikle çizelim.

ATA-1 resmi bir uzay projesi değildir. Bu proje Türk gençliğinin, aydınlarının ülkemizin ilerlemesine katkıda bulunmak isteyen tüm vatandaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’e bir armağanı. Sembolik bir girişim belki, ancak içi dolu bir manifesto. Atatürk’ün verdiği ulusumuzu çağdaş uygarlık düzeyine çıkartmak görevimiz için “biz hazırız” bildirisi.

ATA-1 öncü gençlerimizden, değerli bilim adamlarımızdan alacağı destekle, adını bir ulusal gurura yazdırmak isteyen sponsorların maddi ve manevi desteğiyle ve hepimizin büyük ya da mütevazi katkılarıyla yaşama geçecek hepimizin bir “BİZ HAZIRIZ” bildirgesi olacak.

Sonuç olarak:
Türk Gençliği’nin neler yaptığı ve neler yapabileceği ortada iken Türk Hükümeti’nin neler yapamadığı da ortadadır. Normalde 30 Ağustos 2007’de Mustafa Kemal Atatürk’e bir armağan olarak gök yüzüne fırlatılması gereken Ata-1 Roketi “Siyasi Nedenlerden” dolayı fırlatılamadı. Türk Uzay Kurumu 2004 yılından beri (bulabildiğim en eski kayıt 2004 yılına ait) kurulamamıştır. Tek parti iktidarında geçen bu 8 yıl içerisinde böyle önemli bir kurumun kurulamamış olmasının altında artniyet’ten başka ne olabilir ki? Ve hala şunu söylüyor aynı zihniyet “Türk Uzay Kurumu”nu kuracağız. Siz Türk Gençliği’nin yaptığı çalışmaları göz ardı, destek yerine köstek olmaya devam ederek bu ülkenin “Kalkınmasına” katkı sağlayamazsınız Sayın “Adalet ve Kalkınma Partisi” yöneticileri ve Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tüm Millet Vekilleri…

3 comments on “Türkiye’nin İlk Uzay Programı

  1. Habererde ve internette türk uzay kurumu hakkında haberler okudum, Ormak ıstedığım sızın boyle bır çalımanız varmı, ne asamada, Sunun ıcın soruyorum, 90 dan beri üzerinde çalıstıgım yeni nesil geleceğin hava ve ulasım aracı (UFO) tasarımı ile uğraşmakatayım, bu konuda nereden nasıl teknolojık arga yardımı ve desteği alabılırım, Bilglendirirseniz sevinirim, Saygılarımla

    • İlk olarak ülkemizde hala uzay kurumu kurulabilmiş değil, bu yüzden çalışmanızı tamamlasanız da ülkemizden uzaya gönderemezsiniz. İkinci olarak bu alanda henüz bir çalışmam mevcut değil. Üçüncü olarak size destek olabilecek tek kurum Tübitak’ın Uzay araştırma kurumu. Bu site: http://www.uzay.tubitak.gov.tr/tubitakUzay/tr/root/ üzerinden iletişime geçerseniz sizinle ilgileneceklerini umuyorum.

  2. Sirf siyasi cikar icin halkinin gelecegini dusunmeyen siyasetciler yuzunden kurulamadi uzay kurumu. Hazirlanan taslaklarda ya atil bir kurum tasarlanmis ya da yabancilarin bizi somurmesine olanak taniyordu. Umarim gercekten hakedenler birgun bunu basarirlar.

    Not: Tubitak’taki idealist ekip dagitildi. Hala onurlu calisanlara sahipler ama yoneticiler icin aynisini soyleyemeyecegim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir